Gülistan Doku’nun kaybolmasının ardından başlatılan soruşturma kapsamında dikkat çekici gelişmeler yaşanıyor. Yaklaşık iki yıl süren ve hukuki karmaşası devam eden bu olayda, Amerika Birleşik Devletleri’nden önemli bir adım daha atıldı. Türkiye’den talepler doğrultusunda FBI tarafından yürütülen kapsamlı soruşturmada, hakkında yakalama kararı bulunan ve ABD’de bulunan Umut Altaş’ın ifadesinin alındığı ortaya çıktı. Bu ifade, olayın detaylarını ve olası sorumluları gün yüzüne çıkarma ihtimali nedeniyle büyük önem taşıyor.
FBI’nin Pennsylvania’daki Moshannon Valley İşleme Merkezi’nde iki gün boyunca sorguladığı Altaş’ın ifadesinde, Gülistan Doku’nun Mustafa Türkay Sonel tarafından araç içinde vurularak öldürüldüğü ve cesedin ardından bagaj kısmına taşındığı iddia edildi. Altaş, ayrıca olayın ardından dönemin Tunceli valisinin koruma görevlisi Şükrü Eroğlu ile görüşüldüğünü ve bu görüşmede ‘babam bu işi halledecek’ şeklinde sözler söylendiğine işaret etti. Bu iddialar, olayın devlet koridorlarında nasıl gelişmiş olabileceğine dair ciddi şüpheler uyandırıyor. Üstelik, cesedin yerleştirildiği bölgeyle ilgili önemli ipuçları ve olay mahalline dair detaylar da sorgu tutanaklarında yer aldı.
İfade, sadece suçun ortaya çıkarılması değil, aynı zamanda olayın çeşitli boyutlarını da aydınlatma potansiyeli taşıyor. Altaş’ın samimiyeti ve ortaya attığı iddialar, olayın sadece tek taraflı değil, çok yönlü bir ilişki ağını içerdiğine işaret ediyor. Özellikle, olay yerinde ve olay sırasında bulunanların ifadeleri, kamera kayıtlarına ve dijital delillere karşılaştırıldığında, olayın birbirini tamamlayan ve çelişkili detaylar içerdiği görülüyor. Gülistan Doku’nun son görüldüğü bölgeyle ilgili ortaya atılan versiyonlar ve cesedin muhtemel konumu üzerine yapılan tahminler, soruşturmanın halen derin araştırmalar ve yeni delillerle devam ettiğini gösteriyor. Bu gelişmeler, kamuoyunun merakını daha da artırmış durumda.
